Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkenin ele alındığı ‘Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26’ raporunu yayımladı. 406 sayfa içeren bu kapsamlı raporda, özellikle ABD, İsrail ve Rusya’nın etkisiyle, 2025 yılında uluslararası hukuka yönelik ciddi ihlallerin yaşandığına vurgu yapıldı. Rapor, İsrail’in ateşkes anlaşmasına rağmen hukuka aykırı yerleşim uygulamaları ve yardım engellemeleri ile soykırıma devam ettiğini belirtirken, Lübnan ve İran gibi ülkelerde de saldırıların arttığına dikkat çekti.
Devletlerin, soykırımı önlemek ve uluslararası hukuk ihlallerini besleyen sorumsuz silah ve teknoloji transferlerine son vermek için somut adımlar atmadığı ifade edildi. Uluslararası Af Örgütü, güçlü devletler ve şirketlerin uluslararası hukuku ve insan haklarını ihlal eden çok taraflılık karşıtı tutumları nedeniyle dünyanın tehlikeli bir döneme girdiği konusunda uyarıda bulundu. Rapor, devletlerin, uluslararası kuruluşların ve sivil toplumun bu yeni düzenin yerleşmesine karşı taviz vermemesi ve kolektif bir direniş göstermesi gerektiğini vurguladı.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, “Bu dönem, insanlığın uluslararası hukuksuzluk ve ekonomik şantajlara maruz kaldığı en zor zamanlardan biridir.” diyerek, en güçlü aktörlerin, insan haklarına ve uluslararası kurallara doğrudan saldırdığına dikkat çekti. Ortadoğu’daki çatışmaların, bu kuralsızlığın bir sonucu olarak giderek arttığını belirten Callamard, ABD-İsrail’in BM Şartı’na aykırı hareketlerinin bölgede büyük acılara yol açtığını ifade etti.
Raporda, dünya genelindeki çatışmaların birçok ülkeyi sararak milyonlarca insanın yaşamını tehdit ettiğine dikkat çekildi. Rapor, 2025 yılına ait bu çöküşü belgeleyerek, 2026 ve sonrasındaki olası yıkıcı sonuçları da gözler önüne seriyor. Dünya liderlerinin kayıtsız kalmasının affedilemeyeceğini belirten Callamard, “Saldırganlara taviz vermek, sadece bugünü değil, gelecek nesillerin geleceğini de mahvedecektir.” dedi.
Raporun bazı önemli bulguları arasında şunlar yer aldı:
– Ekim 2025’teki ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail, Gazze’de soykırım ve apartheid uygulamalarına devam etti. Gazze’deki konutlar ve sivil altyapı büyük ölçüde imha edildi; 2 milyon Filistinli hukuksuz bir şekilde yerinden edildi.
– Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Batı Şeria’daki yasadışı yerleşimlerin genişlemesi hızlandı. 2025 itibarıyla bölgede 849 kontrol noktası ve yol engeli belirlendi.
– Yerleşimcilerin cezasız bir şekilde Filistinlilere saldırmalarına izin verildi; 2025’in ilk 10 ayında 1.600’den fazla şiddetli yerleşimci saldırısı kaydedildi.
Bu durum, 2009’dan bu yana yaşanan en yüksek yıkım ve zorla tahliye oranlarını ortaya koymaktadır. Dünya, eyleme geçme ve insan hakları için tarih yazma zamanının geldiğini göstermektedir.