21 Mayıs 2026 tarihinde yayınlanan bir habere göre, deprem riski yüksek bölgelerde yaşayan insanların en büyük korkularından biri, şiddetli bir deprem anında şehir şebekesinin çökmesi ve elektriğin kesilmesidir. İşte bu kritik anlarda hayat kurtarabilecek yenilikçi bir çözüm karşımıza çıkıyor. Şarjah Üniversitesi İnşaat Mühendisliği profesörü Moussa Leblouba tarafından geliştirilen yeni patentli sistem, içi çelik toplarla dolu, hareketli bir milin çaprazlanmış içi boş bir silindiri şeklinde tasarlandı. Bu mekanik cihaz, binalarda, köprülerde ve hassas endüstriyel ekipmanlarda herhangi bir elektrik gücü kullanmadan sarsıntıları etkili bir şekilde sönümlemek amacıyla geliştirilmiştir.
ABD Patent Ofisi tarafından onaylanan bu sistem, titreşim enerjisini yok etmek için tamamen sürtünme kuvvetine dayanmaktadır. İlk laboratuvar testlerinde, sistemin etkili bir sönümleme oranının yaklaşık %14 olduğu belirlenmiştir.
Bu inovatif sistem, bilgisayar yazılımları, sensör ağları veya dijital aygıtlar kullanmamakta; otomobillerde kullanılan mekanik amortisörlerin büyük sanayi versiyonu olarak düşünülebilir. Cihazın merkezinde, içi çelik bilyelerle dolu bir silindirin içinde ileri geri hareket eden bir mil bulunmaktadır. Deprem, şiddetli rüzgar veya büyük makinelerin neden olduğu sarsıntılarda, içteki mil sıkışık bilyelerin arasından kayarak hareket etmeye başlar. Bu hareket, çelik bilyelere yoğun bir baskı uygular ve büyük miktarda sürtünme yaratır. Sürtünme sayesinde sarsıntı enerjisi, yapının taşıyıcı kolonlarına değil, cihazın içinde ısıya ve kontrollü harekete dönüştürülerek emilir.
Mucidi Moussa Leblouba, bu sistemi “saf fizik” prensibiyle çalışan bir yapı olarak tanımlıyor. Elektrik, mikroçipler veya harici güç kaynakları olmadan, yalnızca hareket ve fiziksel temas prensiplerine dayanıyor. Deprem mühendisliğinin temel hedefi, binaların çökmesini engellemek değil; aynı zamanda kolonlarda kılcal çatlakların oluşumunu, duvarların patlamasını ve altyapı hasarlarını önlemektir. Bu sistem, sarsıntı enerjisini yapının can damarlarından uzaklaştırarak başka bir yere yönlendirmektedir.
Pasif sönümleyicilerin, yüksek teknolojili sistemlerin bile işlevsiz kaldığı anlarda, “düşük teknolojinin” güvenilirliğini gösterdiği durumlar yaşanmaktadır. Büyük felaketler sıklıkla elektrik kesintileri ve iletişim hatlarının çökmesiyle birlikte gelir; bu nedenle, sürekli elektrik enerjisine ihtiyaç duyan sistemler, kriz anlarında zayıf noktalar haline gelebilir. Fakat bu yeni cihaz, tamamen pasif bir mekanizma olarak, hiçbir elektrik gücüne ihtiyaç duymadan çalışmaktadır. Bu özellik, köprüler, hastaneler, veri merkezleri ve laboratuvarlar gibi kritik öneme sahip yapılar için hayati bir güvence sunar.
Ayrıca, cihaz mevcut yapılara sonradan entegre edilebilme özelliği taşımaktadır. Bu yönüyle, deprem riski barındıran bölgelerde yaşayanların güvenliğini artırmak için umut verici bir çözüm sunmaktadır.