Müsavat Dervişoğlu: Kurumlar güçlendiğinde yolsuzluk için alan daralır

Müsavat Dervişoğlu: Kurumlar güçlendiğinde yolsuzluk için alan daralır Posted on 15 Haziran 2026 by Yusuf Arslan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu , Ankara’da bir otelde düzenlenen partinin Hukuk Vizyon Belgesi’nın açıklanacağı “İyilik için adalet: Türk hukuk çalıştayı”nın son gününe katılarak kapanış konuşması yaptı. Dervişoğlu, çalıştayın neticesinde oluşan ve önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacak Türk Hukuku Vizyon Belgesi’nin tarihte yerini alacağını söyleyerek, “Bu belgenin her maddesi bu salonlarda yaşanan tartışmanın, bu insanların tecrübesi ve bu milletin acıyla kazanılmış derslerinin özüdür. Bu çalıştayda Türkiye’nin devlet yapısına ilişkin temel tercihler masaya yatırıldı. Üniter devlet yapısı, tartışmasız bir uzlaşma zemini olarak teyit edildi” dedi. “HAKKINI TALEP ETMEK BİR BİREYİN TOPLUMA KARŞI GÖREVİDİR” Türkiye’nin coğrafi, tarihi ve toplumsal gerçekliğinde üniter devlet anlayışının yalnızca bir tercih olmadığını, bir zorunluluk olarak ortaya konulduğunu belirten Dervişoğlu, şöyle konuştu: “Üniter yapıyı korumak güçlü bir parlamenter denge mekanizmasıyla mümkündür. Yoksa üniter devletin içi boşalır, merkezi otorite keyfileşir. Katılımcılar şu üç temel hattı çizdi. Yürütmenin yasamaya karşı gerçek anlamda sorumlu olması, Cumhurbaşkanlığı’nın tarafsız ve partisiz bir kurum olması, Meclis’in onay makamı değil, gerçek anlamda yasa yapan ve denetleyen bir kurum olması. Bu üç unsur bir arada olmadığında sistemin adı ne olursa olsun, hukuk devleti zarar görür. Denge ve denetim mekanizmalarının işlevini yitirdiği yerde Montesquieu’nun 2,5 asır önce söylediği ve benim de dün hatırlattığım gibi o uyarılar yeniden canlanır. İktidar bozulma eğilimindedir ve onu durduracak olan yalnızca başka bir iktidardır.” Dervişoğlu, Türk Hukuk Çalıştayı’nda dengeyi kurumsal güvencelerle yeniden tesis etmenin yolununun tartışıldığını kaydederek, “Çalıştayımızda hukuk devleti kavramının teorik çerçevesi ile uygulama arasındaki mesafe ele alındı. Bu mesafe kimilerini belki de hayal kırıklığına uğratmıştır ama yüzleşmeden iyileşme olmaz. Hakkını talep etmek bir bireyin salt kendine karşı değil, topluma karşıda görevidir. Bu cümle, hukuk devleti revizyonu tartışmasının merkezinde yer alır. Hukuk devleti vatandaşın hakkını talep edebildiği bu talebin meşru ve işlev mekanizmalar aracılığıyla karşılandığı düzendir” dedi. “KURUMLAR GÜÇLENDİĞİNDE YOLSUZLUK İÇİN ALAN DARALIR” Hak talebi susturulduğunda ya da karşılıksız kaldığında hukuk devletinin yalnızca isimden ibaret kalacağını ifade eden Dervişoğlu, “Oturumda öne çıkan somut bulgular, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyumun sistematik bir mekanizmadan yoksun olması, anayasal hak güvencelerinin ikinci mevzuatla fiilen daraltılması ve en önemlisi hukuk devleti söyleminin bazen hukukun araçsallaştırılmasını meşrulaştırmak için kullanılmasıdır. Malum hukuk oturumu belki de çalıştayımızın en somut ve en teknik tartışmalarının yaşandığı bölüm olmuştu. Burada soyut ilkeler değil, sayılar ve gerçekler konuştu” değerlendirmesini yaptı. “YOLSUZLUK KURUMSAL ZAFİYETTEN DE BESLENİR” İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, Türkiye’nin kamu ihale mevzuatına ilişkin tespitlerin son derece çarpıcı olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Kamu İhale Kanunu’nun yürürlüğe girişinden bu yana eklenen istisna hükümlerinin sayısı ve kapsamı, yasanın ruhunu fiilen tersine çevirmiştir. Şeffaflığı esas alan bir kanun, şeffaflığı devre dışı bırakan istisnalar dizisine dönüştürülmüştür. Sayıştay’ın denetim yetkisinin fiili sınırları bu oturumda ayrıca ele alınmıştır. Bazı kamu kurumları ve kamu iktisadi teşebbüslerinin üzerindeki Sayıştay denetiminin daraltılmış olması hesap verebilirlik mekanizmasını işlevsizleştiren temel bir sorundur. Kamu parasının nereye gittiğini bağımsız denetleyen bir kurumun olmadığı yerde yolsuzluk için zemin