NASA’nın sessiz süpersonik uçağı hazır: Londra-New York 4 saatin altına inebilir

NASA’nın sessiz süpersonik uçağı hazır: Londra-New York 4 saatin altına inebilir Posted on 15 Haziran 2026 by Yusuf Arslan NASA, sessiz süpersonik uçuş hedefiyle geliştirdiği X-59 uçağında yeni bir aşamaya geçiyor. Lockheed Martin tarafından geliştirilen deneysel jet, Mach 1,6 hıza yani saatte yaklaşık 1960 kilometreye ulaşabilecek şekilde tasarlandı. Bu hız, Londra ile New York arasındaki uçuş süresinin teorik olarak 4 saatin altına inmesi anlamına geliyor. Ancak X-59’u önemli kılan asıl özellik yalnızca hızı değil. Uçak, Concorde döneminden bu yana süpersonik yolculuğun önündeki en büyük engellerden biri olan sonik patlamayı azaltmak için geliştirildi. NASA’nın Quesst adlı programı kapsamında yürütülen proje, süpersonik uçuşların gelecekte yerleşim yerleri üzerinde daha kabul edilebilir hale gelip gelemeyeceğini gösterecek. Haberlerimizi Google’da Takip Edin En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin SESSİZ UÇUŞ HEDEFİ Bir uçak ses hızının altında ilerlerken havayı önünden iterek ses dalgaları oluşturur. Ancak ses hızına ulaşıldığında bu dalgalar üst üste binmeye başlar ve güçlü bir şok dalgasına dönüşür. Yerdeki insanlar bu etkiyi ani ve sert bir patlama sesi gibi duyar. Bu olaya sonik patlama denir. Sonik patlama bazı durumlarda 110 desibele kadar çıkabilir. Bu seviye, yüksek sesli bir rock konserine yakın kabul ediliyor. Bu yüzden süpersonik uçuşlar, özellikle yerleşim yerlerinin üzerinde uzun yıllardır ciddi kısıtlamalara tabi. NASA’nın X-59 ile çözmek istediği sorun da tam olarak bu. Uçakta burun yapısından kanat yerleşimine, motor konumundan gövde geometrisine kadar pek çok detay, şok dalgalarını dağıtacak şekilde tasarlandı. Amaç, tek ve sert bir sonik patlama yerine yerde daha düşük şiddetli, kısa ve yumuşak bir ses duyulmasını sağlamak. X-59’un en dikkat çekici bölümü, ince ve uzun burnu. Bu burun, uçağın toplam uzunluğunun neredeyse üçte birini oluşturuyor. Uzatılmış yapı, ses hızının üzerinde oluşan basınç dalgalarını tek noktada toplamak yerine daha kontrollü biçimde yaymayı amaçlıyor. PENCERESİZ KOKPİT X-59’un sıra dışı tasarımı, kokpitte de alışılmışın dışında bir çözüm gerektiriyor. Uçağın pilot kabini, klasik uçaklarda olduğu gibi burnun hemen arkasında değil, gövdenin daha orta bölümüne yakın bir noktada yer alıyor. Bu nedenle pilotun doğrudan ileri bakabileceği geleneksel bir ön cam bulunmuyor. NASA bu sorunu eXternal Vision System adı verilen özel bir sistemle çözüyor. Pilot, uçağın önünü kameralar ve artırılmış gerçeklik destekli ekranlar üzerinden görüyor. Böylece X-59, hem aerodinamik tasarımı hem de kokpit yapısıyla geleneksel uçaklardan ayrılıyor. NASA’nın geliştirdiği X-59’un Mach 1,077’ye ulaştığı 5 Haziran 2026 tarihli uçuşundan kokpit görüntüsü. Yeni test sürecinde X-59’un önce saatte 1014 kilometrenin üzerinde hıza çıkması ve 43 bin feet yani yaklaşık 13 bin 100 metre irtifaya ulaşması planlanıyor. Ardından “görev koşulları uçuşu” adı verilen aşamada uçak Mach 1,4 hıza, yani saatte yaklaşık 1490 kilometreye çıkacak ve 50 bin feet irtifada uçacak. Son aşamada ise X-59’un sınırları daha da zorlanacak. Uçağın Mach 1,6 hıza ve 60 bin feet irtifaya ulaşması hedefleniyor. Bu değerler, ticari yolcu uçaklarının olağan uçuş yüksekliği ve hızının oldukça üzerinde. TESTLER BELİRLEYİCİ OLACAK NASA için bu testler yalnızca hız denemesi anlamına gelmiyor. Uçağın yüksek hız ve irtifada nasıl davrandığı, gövde üzerinde oluşan yüklerin güvenli sınırlar içinde kalıp kalmadığı ve tasarımın gerçek uçuş koşullarında nasıl performans gösterdiği de ölçülecek. İlk aşamada X-59’a standart bir süpersonik takip uçağı eşlik edecek. Bu nedenle bu uçuşlarda asıl odak yerdeki ses seviyesini ölçmek olmayacak. Çünkü takip uçağının kendi sonik patlaması, X-59’un daha düşük seviyeli sesini sağlıklı biçimde ayırt etmeyi zorlaştırabilir. Buna rağmen takip uçağında özel bir ölçüm probu bulunacak. Bu p