3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi Tamamlandı

3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi Tamamlandı

7 Haziran 2026 tarihinde “İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi, pek çok devlet temsilcisi, merkez bankası başkanı, ekonomi yöneticisi, yatırımcı, akademisyen, finans kuruluşları ve iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Dört gün süren etkinlik boyunca düzenlenen paneller, çalıştaylar, yuvarlak masa toplantıları ve akademik oturumlar, İslami ekonominin geleceği, küresel sermaye akışları, dijital dönüşüm, yapay zeka, katılım finansı, sürdürülebilir kalkınma, reel ekonomi, girişimcilik ve uluslararası iş birlikleri gibi konuları kapsamlı bir şekilde ele aldı.

Zirve boyunca katılımcılardan gelen ortak mesaj, küresel ekonominin karşılaştığı eşitsizlikler, artan borç yükü, finansal kırılganlıklar ve kalkınma sorunları karşısında etik değerlere dayanan, üretimi öncelikli kılan, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik modelin gerekliliği üzerineydi.

Küresel ölçekte dikkat çeken zirve, sadece ele aldığı konularla değil, üst düzey katılımcılarıyla da ön plana çıktı. Zirvenin açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı, etkinliğe damgasını vurdu. Açılışta AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel, Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid gibi birçok uluslararası davetli de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut küresel ekonomik sistemin daha adil, üretim odaklı ve ahlaki temellere dayanan yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu vurguladı. “Faizin olduğu yerde bereket olmaz” diyerek, İslam ekonomisinin ilkelerinin artık daha fazla önem kazandığını ifade etti. Açılış konuşmasını yapan Abdullah Saleh Kamel, İslam ekonomisinin sadece bir finansal model olmadığını, aynı zamanda sosyal adalet, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı büyüme hedeflerine hizmet eden bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirtti. İstanbul’un, tarih boyunca ticaret, finans ve medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu vurgulayan Kamel, Türkiye’nin İslami ekonomi ve katılım finans alanındaki stratejik rolünün güçlendiğine dikkat çekti.

Törende konuşan Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid, ekonomik kalkınmanın sadece finansal göstergelerle değil, ahlaki değerler, adalet ve toplumsal sorumluluk ilkeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bin Humaid, İslam ekonomisinin insan odaklı yaklaşımının sürdürülebilir refahı sağlayacak tek yol olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Türkiye Varlık Fonu tarafından özel bir hediye sunuldu ve Abdullah Saleh Kamel de Erdoğan’a bir hediye verdi.

Zirvenin resmi açılışındaki Abdullah Saleh Kamel ve Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid gibi İslam dünyasının önde gelen isimlerinin katılımı, etkinliğin uluslararası etkisini ve küresel İslami ekonomi ekosistemindeki önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Ekonomi, finans, akademi ve dini düşünce dünyasını bir araya getiren zirve, disiplinler arası bir küresel diyalog zemini oluşturdu.

Author: Elif Kurt